|
|
|
|
#1 (permalink) | |||||||||
|
Yeni Üye
![]() Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 20
Teşekkür: 2 4 Mesajında 5 Teşekkür Aldı Seviye: 3 [ ![]() ]Aktiflik: 0 / 55 Tecrübe Puanı: 4
Rep Puanı : 384
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ma'rûf-ı Kerhi Hazretleri bir gün talebelerini toplar Dicle kenarındaki hurmalıklara çekilir sohbet ederler. Bu esnada nehirden bir kayık geçer. İçinde birkaç bıçkın genç. Hem içki içerler, hem şarkı söylerler. Bir ara hepten şirazeden çıkar, naralar atarlar. Talebeler bu edepsizliğe çok bozulur. Hatta içlerinden bazıları < <
-Ah şu kayık bir devrilse de günlerini görseler, derler < < Ardarda patlayan kahkahalardan ders yapılamaz olunca mübarek o yana döner. Ellerini açar ve; - Ya Rabbi, Sen bu kullarını dünyada neşelendirdiğin gibi ahirette de neşelendir. Onlara hidayet ve istikamet nasip eyle, der. İşte tam o sıra gençlerden biri sahildeki sohbetin farkına varır, arkadaşlarını uyarır. Mübareği görünce derlenir toparlanırlar. Hatta sazlarını kırar, destileri suya atarlar. Mahçup mahçup gelir, Şeyh Mar'uf'un ellerine kapanırlar. O günden sonra sohbetin müdavimlerinden olurlar. alıntı
__________________
Yanlizligin düse kalka büyüdügü
Bir söz mezarligidir Içim.. |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Siyah 'e Teşekkür Ediyor... |
s.s.s (05-29-2008)
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|