|
|
|
|||||||
| Kayıt ol | Türkçe Filmler | Müzik Haberleri | Oyun Download | Arama | Bugünki Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.548
Teşekkür: 114 661 Mesajında 1.428 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2083 / 2083 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kayıp Heybe Bulunmasaydı
Nasreddin Hoca bir köyde misafirken heybesini yitirmiş. Köylülere: - “Ya heybemi bulun, ya da ben yapacağımı bilirim” demiş. Köylüler telaşlanmışlar. Arayıp taramışlar, heybeyi bulup Hoca'ya getirmişler. Köyden ayrılırken de : - “Hocam” demişler, “heybeyi bulmasa idik ne yapacaktın ?” Hoca şöyle bir elini sallayıp : - “Hiç” demiş, “evde eski bir kilim vardı, gidince onu bozup heybe yapacaktım !” Öğüt: Haksızlığa uğrayanlara bir şeylerden korktuğumuz için değil, haksızlığın giderilmesi için yardımcı olmalıyız.
__________________
![]() ![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
|
|||||||||
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.548
Teşekkür: 114 661 Mesajında 1.428 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2083 / 2083 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Mektubunuzu okur musunuz?
Nasreddin Hoca, yazdığı mektupları eliyle götürür, kendisi okuduktan sonra alıcısına teslim edermiş. Bir gün, - “Efendi” demişler, “mademki mektup yazıyorsun, ne diye onca zahmete katlanıp, gidip orada mektubunu sen okuyorsun ?” - “Ben gitmezsem okumazlar. Mektuba da yazık olur. Baksanıza en önemli konu olan eceli hakkında sık sık mektup alan insanoğlu, o mektupları okuyor mu? Son gününde nasılda şaşırıyor!..” Öğüt: Kendimizi iyi bir şekilde yetiştirelim. Çevremize ibretle bakıp, kâinat kitabındaki mektupları okumasını öğrenelim. “Hiç bilenlerle bilmeyenleriniz bir olur mu?” emrini anlayalım.
__________________
![]() ![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
|
|||||||||
|
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.548
Teşekkür: 114 661 Mesajında 1.428 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2083 / 2083 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tembellik edeceğine çift sür
Nasreddin Hoca sabah namazını kıldırmış evine gelmiş, Hanımına : - “Hatun, ben azcık divanda uzanıp, sonra kalkıp çift sürmeye gideceğim, bir saat kadar sonra beni kaldır.” Demiş. Bir saat sonra Hanımı arada bir Hocaya seslenmiş. Bakmış hoca tembellik ediyor : - “Efendi” demiş, “bugünkü uyuşukluğunla kaplumbağalar bile seni geçti.” Hoca hareketlenmiş, hazırlanmış, tarlaya varmış. İşe koyulmuş. Çift sürerken pulluğun önünde bir kaplumbağa görmüş. Kımıldamadan öylece durup duruyor. Devam etse kaplumbağayı canlı canlı toprağa gömecek. Seslenmiş : - “Hey kaplumbağa” demiş, “bakıyorum buraya benden evvel gelmeyi becermişsin; Amma, öyle tembellik edeceğine bana bak da çift sürmesini öğren !” Öğüt : Zamanımızı tembellikle israf edersek, beğenmediğimiz gayrimüslimlere geçiliriz. Alay konusu oluruz. Örneğin ; maraton koşusuna katılacak atletin rakiplerinden daha çok antrenman yapabilmeye özen göstermesi gerekir. Yoksa: yarışta gülünecek kadar geride kalarak, herkesin maskarası olur değil mi? Her konuda, “Tıpta, Edebiyatta, Sanatta, Fende, Dinde, Sporda ve her dalda, herkesle yarışacak,” seviyeli ve seciyeli insanlar yetiştirebilmeliyiz.
__________________
![]() ![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
|
|||||||||
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.548
Teşekkür: 114 661 Mesajında 1.428 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2083 / 2083 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Belki ağaçtan öteye bir yol düşer
Mahallenin çocukları Nasreddin Hoca’ya muzip bir şaka yapmak istemişler. Plânlarını kurmuşlar. “Hoca'yı ağaca çıkaralım. Pabuçlarını alıp uzaklaşarak biraz şaka yapalım” diye düşünmüşler. Hoca'nın yoldan geçeceği saatlerde, uçurtmalarını büyükçe bir ağaca taktırmışlar. Hoca’yı beklemeye başlamışlar. Hoca oradan geçerken de hemen etrafını sarmışlar : - “Hocam uçurtmamız ağaca takıldı. Biz çıkıp kutraramadık. Bize yardımcı olur musunuz?” demişler. - “Hay hay” demiş Hoca. Ayakkabılarını çıkarıp sırt çantasına yerleştirmeye başlamış. Çocuklar : - “Hoca efendi onları niye yanına alıyorsun? Ağaçta pabuçları ne yapacaksın ?” demişler. - “Belli olmaz ki evlâtlarım” demiş Hoca; “Bu iyiliğime karşı Rabbim, belki bana ağaçtan öteye bir yol ikram eder.” Öğüt: Akıl, akıldan üstündür demişler. Bazılarının bizden daha iyi akıl edebileceklerini daima hatırımızda tutalım. Biz de davranışlarımızda zarafeti, efendiliği ve gönül kırmamayı ilke edinelim
__________________
![]() ![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
|
|||||||||
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.548
Teşekkür: 114 661 Mesajında 1.428 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2083 / 2083 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"
__________________
![]() ![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
|
|||||||||
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.548
Teşekkür: 114 661 Mesajında 1.428 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2083 / 2083 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Temel Dallas'taki kuzeni İdrisi görmeye gitmiş. İdris Temel'i havaalanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin:
Uyyy, amma da büyük bu, da? İdris hafifçe gülmüş. Temelim burası Amerika! Burada her şey büyük. Yola çıkmışlar, İdrisin çiftliğinin kapısından içeri girmişler. Git git bir türlü eve varamıyorlar. Temel şaşkınlık içinde: Uyy, amma da büyük çiftlik da. İdris yine hafifçe gülmüş: Temelim burası Amerika! Burada her bir şey büyük. Neyse, akşam olmuş, yemek salonuna geçmişler. Salonun ortasında kocaman bir masa. Bir ucunda Temel diğer ucunda İdris. Temel İdris'i uzaktan zor seçiyor. Uyy amma büyük masa, da! İdris'in sesi gelmiş: Temelim burası Amerika! Burada her şey büyük! Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş. İdris: Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapı diye tarif etmiş. Temel alt kata inmiş ama sol yerine sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin havuzunun olduğu yermiş. Her yer karanlık olduğu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış !!Sifonu çekmeyiiin!! Sifonu çekmeyiiin!"
__________________
![]() ![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
|
|||||||||
|
|
|
|
|
#7 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.548
Teşekkür: 114 661 Mesajında 1.428 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2083 / 2083 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Temel otelde kahvaltı ederken, tabağındaki zeyti*ni bir türlü çatalıyla yaka-layamaz. Epeyce uğraştığı- nı gören garson, yanına yaklaşır, çatalı alır ve bir seferde zeytine batırır. Temel küçümseyerek bakar:
— Uyy garson, ha pu zeytinu pen yormasaydum, sen oni zor yakalayaçağitun.
__________________
![]() ![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
|
|||||||||
|
|
|
|
|
#8 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.548
Teşekkür: 114 661 Mesajında 1.428 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2083 / 2083 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
İki sevgili; Fadime ile Temel köyün girişinde gizlice konuşuyormuş...
Sohbetin en koyu yerinde Dursun dayı, "Fadimeee" diye bağırmış... Babasının sesini duyan Fadime apar topar kaçarken, Temel arkasından seslenmiş; "-Yarın horozun ötme vaktinde burda ol Fadime..." Ertesi gün Fadime gelmiş, ama saatler geçmesine rağmen Temel ortada yok... Meraklanmış kızcağız, kalkıp evine gitmiş, aramış taramış ı-ıh... Tam evden uzaklaşacak kümesten garip sesler geliyor... Dayanamayıp bakmış, bir de ne görsün?... Temel horozun boğazına yapışmış; "-Öt dedim sana... Çok geç kaldım... Öt ula öt... Öt... Öt..."
__________________
![]() ![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
|
|||||||||
|
|
|