Forum Reyi , Daha Neyi Arıyorsunuz - Film, Fragman, Mp3 - Mp4, DivX, inndir, Program & Album
isminiz@reyi.net Windows Live™
Destekli 5 GB Mail Servisi

Geri git   Forum Reyi , Daha Neyi Arıyorsunuz - Film, Fragman, Mp3 - Mp4, DivX, inndir, Program & Album > Eğlence > Komik Şeyler > Komik Yazılar
Kayıt ol Türkçe Filmler Müzik Haberleri Oyun Download Arama Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-24-2008, 06:48 PM   #1 (permalink)
Super Moderator
 
trfed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: iki şehir arası..
Mesajlar: 1.157
Teşekkür: 2
65 Mesajında 79 Teşekkür Aldı
Seviye: 29 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 359 / 718
Güç: 385 / 1331
Deneyim: 74%

Tecrübe Puanı: 6
Rep Puanı : 375
Rep Derecesi : trfed is just really nicetrfed is just really nicetrfed is just really nicetrfed is just really nice
trfed is just really nicetrfed is just really nicetrfed is just really nicetrfed is just really nice
trfed - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Aşık Memo Şiirleri

fikfik vakti

Gün ışığı kötten sekip göze duhul etmişse
Orda şekil olub beyne "ben bir kötüm" demişse
Beyincağız, eli mahkum barrağı dikeltmişse
Anlarım ki fikfik vakti gelmiş amma geçiyor
Ömrüm kalkan barrağımı indirmekle geçiyor

Bana nasip olmayacak dam düşünmeden durmak
Dam ve köt fikmek dışında birazcık hayal kurmak
Birgün olsun barrağımı yalnız işerken tutmak
Anladım ki fikfik vakti gelmiş amma geçiyor
Ömrüm kalkan barrağımı indirmekle geçiyor

Hayat kısa, sanat sonsuz, deneyim yanıltıcı
Fikimi inceledim de şeklen pek kanırtıcı
Hayat dururken barrağı uzatmak şaşırtıcı
Anladım ki fikfik vakti gelmiş amma geçiyor
Ömrüm kalkan barrağımı indirmekle geçiyor

Memo der şikayetçiyim hep fikfik düşünmekten
Alamıyorum kendimi lakin mastır çekmekten
Aslında üzülürüm ben, men edilsem fikfikten
Anladım ki fikfik vakti gelmiş amma geçiyor
Ömrüm inik barrağımı kaldırmakla geçiyor

ocak 1997 > l-manyak sayı 13

. memo tembelçizer

gezinti

Kaldırımda yürürken kadınlara bakarım
Görmek için biraz köt binbir takla atarım
Uzun ise etekler onlara çok kızarım
Açık göbek, mini, tayt, çıplak bacak ararım..

İncelerim onların köt ve memelerini
İstemsiz taşlaşan şu fiki yemelerini
"Haydi kaldır, domalt, sok, kanırt!" demelerini
Düşünerek el cepte fikimi sıvazlarım..

Görsem şöyle irice yuvarlacık bir kâse
Fikim onu gösterir o nereye yönelse
Ee, biz de gidiyoruz fik nereyi gösterse
Kendi güzergahımdan hayli uzaklaşırım..

Onlar da istiyorlar deli gibi fikişmek
Dam ve barrak bir olup saatlerce yiyişmek
Ordan geçen bir fiki tutup yolda tepişmek
Bunları düşündükçe için için azarım..

Kadın kısmı ister ki kendi illa naz etsin
Erkek "aç şu kötünü, fikem" diye diretsin
Memo ısrarcı değil, kadın ile ne etsin?
Yoldan eve varınca otuzbirden çatlarım..

şubat 1997 > l-manyak sayı 14

. memo tembelçizer

otuzbir

Ortalıkta gezen damlar
Asit gibi öze damlar
İçimde kederler gamlar
Ancak abazanlar anlar

Fikişmezsem şu barrağım
Çatlarsa diye korkarım
Taşlaşınca fik, anlarım
Beni bir otuzbir paklar

Otuzbiri çeker iken
Avuçlarım sanki diken
Bir kız olsa "yok mu fiken"
Dese, derim fikim paklar

Her otuzbir sonrasında
İbrahimin sofrasında
Yemiş gibi olurum da
Doymuşlukla kötüm kalkar

Memo der ki bundan kelli
Fikişmeyeceğim belli
Yine de var bir teselli
Dakkada bir fikim kalkar.

mart 1997 > l-manyak sayı 15

. memo tembelçizer

alabarrak destanı

Küçüktüm ufacıktım
Top oynadım acıktım
Aniden bir şey oldu
Barrağıma güç doldu
Kamışa su yürüdü
Gözümü dam bürüdü
Yaklaştım bir kadına
Nazar ettim damına
Koşarak kaçtı benden
Ben de koştum peşinden
Baktım domalmış durur
Kâseye şaplak vurur
Barrağımı tutarak
Kâseye yaptım atak
Fakat vazgeçti birden
Uzaklaştı fikimden
Benim anlamadığım
Nerede yanıldığım
İstemiyorsa barrak
Ne ister domalarak
Birden çalıştı kafam
Anlasana be adam
Fiki tekrar dikelttim
Köte doğru yönelttim
Ucu bile değmeden
Yine kaçtı önümden
Ne kadar istesem de
Sokamadım kötten de
Fikim elimde kaldım
Düşüncelere daldım
Bu kadın pek acayip
Vermez kendi isteyip
Dam köt fikfikletmiyor
Hiç mi barrak yemiyor
Bari dedim yalasa
Dili fike dolasa
Bu hoş beklenti ile
Tutup fiki elimle
İyce yanaştım ona
Doğrulttum suratına
Fiki yakın görünce
Düştü büyük dehşete
Fırladı kaçtı ordan
Bakakaldım ardından
Soramadım adını
Fikemedim damını
Tutamadım memeden
Yiyemedim lüleden
O gün bu gün barrağım
Zonklar onu ararım
Fikim her daim kaya
Bakıyor hep semâya
Sanırsın çatlayacak
Paşşaklar patlayacak
Memo artık otuzbir
Çekerek yaşıyacak
Ateşin söndürmezse
Dünyayı domaltacak

eylül 1997 > l-manyak sayı 21

. memo tembelçizer

varmola?

Aşık Memo fik elinde dolanır
Aklı damcık hayaliyle bulanır
"Domal dilber" demeye de utanır
Otuzbirden başka çıkar varmola?..

Memo'da bir fik var kimse tanımaz
Kaşınsa daşşağı kimse kaşımaz
Abazanlık yükün kimse taşımaz
Benden daha otuzbirci varmola?..

Biri dese ki "domaldım, haydi sok"
Memo için sokmaktan başka iş yok
Aslen otuzbire benim karnım tok
Lakin "domaldım, sok" diyen varmola?..

Memo'nun barrağı olmuş bir kaya
Yürürken korkarım deyecek aya
Ne bu ay dam var ne, gelecek aya
Oniki ay o'sbir çeken varmola?..

Sabah akşam Memo otuzbir çeker
Çeker amma, damcık diye iç çeker
Belli, otuzbir değil de gam çeker
Hem damsız hem gamsız yiğit varmola?..

Memo'nun fik alev aldı yanıyor
Yüreğinde aşk yaresi kanıyor
Fik damcığa bir gün değer sanıyor
Fike elden başka değen varmola?..

Memo'yum, havaya şiir yazarım
Bir kestane bulsam hemen çizerim
Gordiyon düğümü olsa çözerim
Çözemediğim şu: fik fik varmola?..

Memo'nun fikte bir kuvvet bir güç
Bir kalktı mı zapteylemek pek de güç
Fikin istediği şey aslında üç:
Bir dam, bir köt, iki dudak... Varmola?..

Memo'nun iki daşşağı buruşuk
Kederden alın derisi kırışık
Avucu içinde fiki sıkışık
Damsız fikini tutmayan varmola?..

Aşık Memo fik elinde düşünür
Mantar olmuş daşşakları kaşınır
Dam bulup da domaltmaya üşenir
Hazır domalık bir kase varmola?..

Memo yorgun, oturmuş da dinlenir
İkide bir zart zurt eder yellenir
Daşşakları sıcak yerde demlenir
Dibin tutsa farkedecek varmola?..

Memo tutmuş barrağını sokuyor
Sokuyor da bir yandan da soruyor:
Yahu böyle bir şey nasıl oluyor?
Rüyasında dam fikmeyen varmola?..

ekim 1997 > l-manyak sayı 22

. memo tembelçizer

dedim dilber

Dedim dilber yok mu sana fik sokan
Dedi yoktur şu an damıma koyan
Dedim eğil bana sen ol domalan
Dedi kolay değil dilber domaltmak

Dedim bak barrağım kaskatı oldu
Dedi benim dam da su ile doldu
Dedim hah bu sefer dam görndü
Dedi dur bakalım yok barrak sokmak

Dedim seni tutum fike oturtsam
Dedi fike ait yok benim tasam
Dedim tamam işte azcık kanırtsam
Dedi amma yaptın olmaz kanırtmak

Dedim çok naz ettin bir damcık için
Dedi uyuşmuyor benle niyetin
Dedim Memo yine elinde fikin
Otuzbir dururken niye ki sokmak...

ekim 1997 > l-manyak sayı 22

. memo tembelçizer

otobüs

Otobüste gördüm güzel bir kadın
Bir çift meme, bir köt, ince bir karın
Aniden barrağım oldu kapkalın
Baktım her yerine, hiç çekinmedim

O iri kaseyi tutasım geldi
Çıkarıp barrağı sokasım geldi
Sokarken enseden öpesim geldi
"Güzel bana domal, ver" diyemedim

Kötün bana dönük, gözüm arkanda
Hiç barrak isteği yok mu damında
Dön bak duman tüten fik var ardında
Otursa üstüne, isteyemedim

Tişörtün belinden görünür teni
Damcık hizasında dolanır eli
Usulca yanaşıp deydirsem fiki
Deyse tene fikim, erir biterdim

Kıstırsaydım onu arka koltukta
Yalasaydım kâseyi bir solukta
Kavrasaydım belini, fik olukta
Attırsaydım, şimdi düşünmez idim

İndi güzel benden önce durakta
Hoş bir burukluktur kalan barrakta
"Yok mu başka güzel?" fikim merakta
Var ya da yok, ben hep otuzbirciydim

Aşık Memo yine fiki doğrulttu
Barrağı bîçare, eliyle tuttu
Otuzbir çekmekten damı unuttu
Helâya attırmak kadermiş derim...

ekim 1997 > l-manyak sayı 22

. memo tembelçizer

daşşakların cefası

Yaz gelince insanların kanları fıkırdıyor
Kızların köt-göğüsleri giysilerden fırlıyor
Fakat benim derdim büyük, sıcaklar sırtımda yük
Donda duran daşşaklarım terledikçe terliyor

Çıksam yola, bakmak için kadınlara kızlara
Takılsam şöyle genişçe kâselerin ardına
Gözlerim kötte, varmasam hiç zamanın farkına
Biraz uzunca yürüsem daşşaklarım yanıyor

Malumunuz daşşak hayli şefkat isteyen organ
Kış mevsimi geçer iken don daşşak için yorgan
Oysa yazın ter akıtan daşşak çok çeker dondan
Teri emip meşin olan don daşşağı kesiyor

Gönül ister daşşak için serin olsun havalar
Lakin kışın kalın giyer, göstermez manitalar
Gizlenir yazın görünen damlar kötler bacaklar
Damköt-daşşak ikilemi beynimi çatlatıyor

Memo sanki istemez mi kötleri seyreylemek
Sergilenen göğüslere bakarak keyfeylemek
"Damcık" deyu bağıran şol barrağını dinlemek
Barrak dimdik lakin daşşak "aman elleme" diyor

kasım 1997 > l-manyak sayı 23

. memo tembelçizer

soku hatun, keçi, aşık atışması

soku hatun:
Barraaaa!.. Barrraaaaaak!...
Barrak istiyorum!.. Barraaak!..
Fik istiyorum!.. Fik fik istiyorum!...

aşık memo:
Dur dilber, bir dakika kulak ver bana...

Barrağımın dam arzusu hayli çok
Fakat sana sokmak niyetim hiç yok
O halde bağırıp çağırmak niye
Damcığa barraktan başka bir şey sok

Havuç, hıyar, kabak, belki pırasa
Seç al zerzevattan uzun ne olsa
Kavun karpuz zor da, patlıcan varsa
Zorla çeperleri, olsun karnın tok

Memo der ki dam domaltmak çekici
Dünya fani, fikiş fokuş geçici
Attırmamış barrak her dem çekici
Sert fiki tut elinle her yere sok...

soku hatun:
Beni doğru yola döndürdün, anladım ki ululardan bir
ulusun Memo. Ver o mübarek eteğini öpeyim..

keçi ve köylüler:
-Beeeeh!.. Beeeeeeeh!..
-Dur lan gıpraşma geççü!
-Eyi dut olum!

aşık memo:
Damcık bulamazsan bile fikmeye
Barrak hep eğilimli baş dikmeye
Derim kalkan fiki illa bir yere
Sokmak beyhudedir o'sbir dururken

İstersen keçi fik, ister koala
İstersen git orangutan kovala
Memo der hemen fiki yakala
Hayvan fikmek ne ki, o'sbir dururken

keçi ve köylüler:
-beeee beeee
-Büyüksün Memo, ver o naçizane eteğini öpelim...

bir köylü:
Anladık ki yücelerden bir yücesin, gel dilersen bizim köyün aşıklarıyla
atış Memo... İşte Damzurumlu Damrah ve Kötçeoğlan..

aşıklar:
Damcık ne güzel bir organ
Barrak için sanki yorgan
Herkesler damcığa hayran
Köt fikene şaşırırım
* * *
Kötün çeperleri pek dar
Fiki dört bir yandan kavrar
Herkeste köt arzusu var
Fikmem diyene inanmam
* * *
Köt deliği herkeste var
Fiken kendinkin hatırlar
Her kim fiki kötten sokar
Topluğundan kıllanırım
* * *
İlla ki damcık diyorsun
Köte hiç el etmiyorsun
Sen kötünden korkuyorsun
Sen yoksa gizli top musun?

aşık memo:
Memo der ki damı kötü bırakın
Asıl güce, fikinize bir bakın
Eli halka yapıp barrağa takın
Otuzbir çekerken dam köt farketmez

Memo'yum sebze yemeği sevmezim
Fikim demir lakin dam köt fikmezim
Otuzbirsiz bir gün dahi geçmezim
Kendinkini tutmayan yiğit sayılmaz...

aşıklar:
Büyükmüşsün Memo, bize doğru yolu gösterdin, gerçeği öğrettin.
Artık pîrimizsin, ver öpelim o eteğinden...

aşık memo fikinin doğrusundaki
nice maceralara doğru kanat çırpar:
Köydeki manitaya
Beş on kere kaysaydım
O geniş kâsesini
Ah altıma alsaydım
Oy oy oy...

aralık 1997 > l-manyak sayı 24

. memo tembelçizer

su başında

Dilber su başında sızmış uyumuş
Ensesinden koklasam uyanır mı
Fikim yine kayınlaşmış büyümüş
Arkasından yaslasam uyanır mı

Dilberi uyandırsam da döndürsem
Sıcak fiki serin köte deydirsem
Dam suyunda ateşini söndürsem
Acep yese barrağı sevinir mi?

Dilber gel de şu fikimi ovala
Kaçar isem ardım sıra kovala
Tut fikimi parmaklarını dola
İpek tene gergin fik dayanır mı?

Arkadan yaklaşıp memeden tutsam
O "Noluyor" demeden ben kötten soksam
Belinden kavrasam, öpsem, okşasam
Gitsem gelsem acaba hoşlanır mı?

Dilber fike bir yerlerini uydur
Ya dama ya köte dokandır deydir
Ya da iki dudak içinde kaydır
Barrak damsız kötsüz dilsiz durur mu?

Fikim öyle sert ki dağları deler
Uzunluğu sahra çölünü aşar
Pek de romantik kalp gibi atar
Bir domalıp köt versen sanki çok mu?

Dilber gitti barrağımdan habersiz
Memo'nun fik evvel ezel dilbersiz
Otuzbirden bacakları mecalsiz
Dağa taşa attırmak yetmiyor mu?

ocak 1998 > l-manyak sayı 25

. memo tembelçizer

kırk bakire

aşık memo yine
fikinin doğrultusunda gidiyordu:
Fikim kalktığı günden beri coştum
Dam-köt'ün peşinden çöllere koştum
Dam suyuna ekmek banayım derken
İçecek sudan oldum, neyleyim şaştım
O da ne, bir vaha!..

vahada yüzen kızlar:
-Ha ha ha haa
-Şahane-ül tabiât, sanki âb-ı hayât
-Ohh, serîn-ül deryâ
-Ha ha ha ha
-O da ne!.. El herüf!...
-Ciyaaak!.. Herüüüf!.. El herüüüf!..


muhafızlar:
-Herüfat-ül yabânî!..
-Yabânî-ül harâmî!..
-Bu herif-ül yabânî, vahâda yüzen hareminize göz dikmüş,
fik sokmaya niyet etmüş idi yâ Şeyh Barrâkî!..

şeyh barrâkî:
Neee!.. Tiz kellesi vurula!.. Kötüne direk sokula!..

aşık memo:
Durun hele, bir çift
sözüm var size
Şol barrağım barrak oldu olalı
Nerde dam köt meme görsem apıştım
Yuvarlacık kâselere bakarak
Can havliyle barrağıma yapıştım

Kalkan barrak adam boyu olur mu?
Sizce benim fik tavana vurur mu?
Yiğit kişi otuzbirsiz durur mu?
Otuzbirde dünya ile yarıştım

Memo dama köte ezelden hasta
Bak fiki kalkıyor yine aheste
Fikmem damcık sanki fikim kafeste
Ben bu otuzbire fena alıştım

şeyh barrâkî:
Vallâhî yahşî söyledin yâ seydî. Ve lâkin ben kolay pes etmem.
Şu gördüklerin biraz önce dikizlediğin avratlar. Yâni haremimin kırk bâkiresi.
Şimdii, bütün gece onların çadırında kalacaksın. Sabaha hiç birini düdük-
lemeden çıkarsan kurtulursun. Ammaa, birin dahi bafilemiş olursan kellen gi-
der! Anladın mı yâ seydî, kellen gider!..

gece çadırda kırk bâkire:
-El barrak!..
-Barrak-ül kayâ, taşşak-ül hayâ
-Fik-ül fikfik!
-Hadi!.. Hadi fik beni!..
-Sok bana!..
-Beni de fik!..
-Hadiiii!.. Fik bizi Memooo!.. Hadiiii!..

aşık memo:
Durun kızlar,
bir çift sözüm var size
Şu odada tam kırk tane damcık var
Kırk barrak şu garip canda ne arar?
Tek fikim var ki ancak bana yarar
Kırk dama bir kerrede attırayım

Doğrusu kâseleriniz şâhâne
Fekat fikfik kâse içün bahane
Yok mu hıyar her dama birer tâne
Siz sokun ben barrağımı ovayım

Valla hepinizi fikmek isterdim
Lakin fikimle elime söz verdim
Eğer sokuşsa tüm tasam derdim
Fikimi elimde şaklatacağım

Anlıyorum, barrak istiyorsunuz
Bir fike oturup kalkmak arzunuz
Memo der ki el çok hoş bir uzvumuz
Siz parmaklayın ben avuçlıyayım

kırk bakire:
Anladık ki ululardan bir uluymuşsun Memo.
Ver o mübarek eteğini öpelim.

şafak sökünce muhafız:
Hmmm, Nâbarrak vü nâtaşşak.. Tamâmiyle bekârât.
Kırkı da temizdir şeyhim.

şeyh barrâkî:
Vay canına!.. Bu Aşık Memo hakîkaten ulu bir-... Memo?..
Neredesün Memo?..

aşık memo ilerledi
nice maceralara doğru:
Bir damcık dünyanın en tatlı şeyi
Var sen düşün kırk damdaki lezzeti
Aşık Memo yine doğrulttu fiki
Kırk düşünüp kırkbin o'sbir çekiyor...

eylül 1998 > l-manyak sayı 33

. memo tembelçizer

üç kız kardeş irigöt-dirigöt-durugöt



Memo yine dam peşinde giderken
Dama fik sokmak umudu güderken

Uzun yoldan pek ziyade yoruldu
Çömelerek bir kütüğe oturdu

Eteklerini sıyırdı beline
Ak fiki çıkardı aldı eline

"Fikim fikim, bahtsız fikim, neylersin?
..Dam fikmeyip ne barrağım eylersin?

..Yok mu seni damcığına daldıran?
..Arada kötten içeri aldıran?

..Koca ömür otuzbirle geçer mi?
..Gönül daim acı ilaç içer mi?"

Böyle söyliyerek çekti içini
Sıvazladı akça pakça fikini

Karanlık ve ormanlıktı arkası
Önü kırmızı gelincik tarlası

Fikini gelinciklere doğrulttu
Attırırken gam kasavet unuttu

Binbir damla atmık yükseldi göğe
Sonra toplanıp döküldüler yere

Tam o yerde tek bir gelincik vardı
Baştan aşşağı atmıkla bulandı

Kırmızı gelincik bembeyaz oldu
Tam o yerde bir dilber peydah oldu

Memo bir de baktı güzel bir dilber
Tarlanın içinde durmuş da bekler

Dedi: "Sen de kimsin, in misin cin mi?
..Öyle durup beklediğin fikim mi?"

Dilber dedi: "Bin yıldır gelinciktim
..İnsan olmakta bir hayli geciktim

..Attırınca sen bana, olan oldu
..Bin senedir süren büyü bozuldu

..Artık senin gibi ben de insanım
..Naçizane 'Duruköt' benim adım

..Duruköt'ü büyüden sen kurtardın
..Duru kötümden fikmek elbet hakkın

..Ben de bin yıldır fiksiz yaşıyorum,
..Bir dirhem barrak için yanıyorum

..Lakin fikersen beni sen fikinle
..Tekrar çiçek olurum, büyü böyle..

..Amma söylediklerimi dinlersen
..Git dediğim yollardan tez gidersen

..İki küçük kardeşime varırsın
..İkisini beraber domaltırsın"

Memo dedi: "Nerde kızkardeşlerin?"
Dilber dedi: "Aşağısında yerin.

..Dardübür kuyusuna girmelisin
..Kuyunun ta dibine inmelisin

..'İriköt' ve 'Diriköt' ordadırlar
..Duruköt'ten selam et, domalırlar"

Memo dedi: "Kuyu acep nerdedir?
Dilber dedi: "Bilmediğim yerdedir.

..Amma kuyuya varmanın yolu var
..Evvela git Atmıklı Göl'e kadar

..Orda her senenin bir tek gecesi
..Su içer kısrakların en yücesi

..Kabak Kötlü Gök Kısrağı yakala
..Kulağına istikamet fısılda

..Her nerenin söyler isen ismini
..Göz kırpmada orada bil kendini"

Duruköt bunları dedi yok oldu
Memo hemen kalktı yola koyuldu

Nice yüksek dağdan kayadan geçti
Beş ay sonra gözleri gölü seçti

Sekiz ay bekledi gece pusuda
Gündüz otuzbir çekti uykusunda

Nihayet Gök Kısrak suya yanaştı
Kötünden Memo'nun gözü kamaştı

Bu kısrak güzeldi cümle dilberden
Eksiği yoktu kötten ve memeden

Memo yavaşça Gök Kısrağa yanaştı
Bir dakika kısrak ile bakıştı

Gözünü ayırmasa da memeden
Çıktı sırtına tutarak yeleden

Gök Kısrak bir silkinip şaha kalktı
Memo'yu yere atıp alta aldı

Güldü dedi: "Ey gafil insanoğlu,
..Kısrağa binmenin yordamı bu mu?"

Memo dedi: "Nedir bunun yordamı?"
Kısrak dedi: "Kısrağın var bir damı

..Sırta değil köte oturmalısın
..Fiki kabak köte oturtmalısın

..Gökçe Kısrağı güden gem değildir
..Damından sokacağın boz fikindir"

Memo dedi: "Ben bir otuzbirciyim
..Bu diyara at fikmeye gelmedim."

Gökçe Kısrak buna çok hiddetlendi
Memo'yu çiğnemeye niyetlendi

Yere baktı burnundan soluyarak
Şaha kalktı toynağı kaldırarak

Memo için yapacak çok şey yoktu
Asasını atın kötüne soktu

Kısrak dondu köte baston girince
Sarsmadı bile sırtına binince

Memo bir yandan asayı tutarak
Konuştu kısrakla fısıldayarak

"Dardübür kuyusu istikametim
..Tez elden kuyuya inmek niyetim"

Kısrak dedi: "Dardübür'ü bilirim
..Lakin seni evvelden indiririm

..O kuyu Hüzzamlılar Adasında
..Duramam hüzzamlılar arasında

..Bana hüzzam geçmesini istemem
..Uşşakdan başka makam söyleyemem"

Bir an sonra kısrak koştu yerinden
Memo bir rüzgar hissetti derinden

Bir de baktı fersahlarca yol almış
Hüzzamlıların Adasına varmış

Sahilde yalnız başına duruyor
Gökçe Kısrak taa ufukta gidiyor

Fırsat olmadı kısrağa vedaya
Döndü baktı pek kasvetli adaya

Ormanlarda ağaçlar pek kalında
Kulağına bazı sesler çalındı

Acı dolu karamsar inleyişler
Yalvaran ağlamaklı serzenişler

Birileri şarkılar söylüyordu
Seslerden gözyaşı dökülüyordu

Yürüyüp girdi karanlık ormana
Bir çok mahzun insan geldi yanına

Gençten bir delikanlıya yanaştı
Yüzündeki hüznü görünce şaştı

Dedi: "Dardübür diye bir kuyu var
..Acep burdan yürümekle ne kadar?"

Yaşlanmış genç onu duymadı bile
Cevap verdi bir hüzzam şarkı ile:

"Güzel gün görmedi âvâre gönlüm
Neler çekti neler bîçâre gönlüm
Muhabbetle serâpa yâre gönlüm
Neler çekti neler bîçâre gönlüm..."(*1)

Memo dedi:"Üzme tatlı canının
..Sıkıldıkça okşa patlıcanını"

Mahzun genç bir an için afalladı
Sonra tutup fikini avuçladı

Sevinçle baktı Memo'nun yüzüne
Neşeyle devam etti otuzbire

Memo başkasının yanına gitti
Onun da yüzünde ki yalnız dertti

Memo daha Dardübür'ü sormadan
Hüzzam şarkıya başladı ağırdan:

"Küşâde tâlim hem bahtım uygun
Aman sâki bana hiç durma mey sun
Gamım yok zevk ü şevkim hadden efzun
Aman sâki bana hiç durma mey sun..." (*2)

Bir başkası arkadan yanaşmıştı
Hüzzam şarkıya çoktan başlamıştı:

"Her gece yollarda gözledim seni
İnan ki gönülden özledim seni
Güllerde aradım yakan buseni
Umarım sevgilim unutmam seni..." (*3)

Memo dedi: "Yeter bitsin bu hüzün
..Susun artık, ne üzün na üzülün

..Terkedilen yahut kavuşamayan
..Bir yere kadar demeli 'vay aman!'

..Ondan sonrası herkes için birdir
..Âşığın tesellisi otuzbirdir

..Hüzünlendirmeyin birbirinizi
..Tutup okşayın kendi fikinizi

..Hep birlikte otuzbire koşun
..Ortalığa attıraraktan coşun"

Memo'ya kulak veren hüzzamlılar
Fiki tutup yavaştan canlandılar

Şakladıkça fikleri otuzbirle
Hüzzamlı adası doldu neşeyle

Hüzzamın hüznü artık kalmayınca
Memo tekrar Dardübür'ü sorunca

Coşkuyla Memo'yu kucakladılar
Dağların ardına dek taşıdılar





İki yuvarlak dağın arasında
Dar dübür vardı tam ortasında

Memo dedi: "Beni burda bırakın
Siz kendi otuzbirinize bakın"

Neşeli otuzbirciler gidince
Memo buldu bir ip uzun ve ince

Bir ucunu kayalara bağladı
Öbür uçtan kendini sallandırdı

İndi kuyunun ta dibine kadar
Dedi "Burda bambaşka bir alem var"

Yürüdü asasına dayanarak
Kapkaranlık yeraltına bakarak

Karanlıkta asaya bir şey değdi
Bu bir kötten başka bir şey değildi

Memo dedi: "Acep bu köt kimindir?
..Kızkardeşlerden birisinin midir?

..Duruköt'ten size selam getirdim!
..Alacalı bozca barrak getirdim!"

O an Memo duydu şangırtı bir ses
Çevresinde peydah oldu bir kafes

Bir dilber geldi durdu tam önünde
Baktı Memo'nun barrağı yönünde

"Demek" dedi "Şu Duruköt kurtuldu
..Büyümü bozmanın yolunu buldu

..Seni bana yem olarak gönderdi
..Muhtemelen senin peşinden geldi

..O halde yakında çıkar ortaya
..Barraklarımı elimden almaya

..Gelse de alamaz Duruköt hanım
..Anlı şanlı Diriköt'tür benim adım!"

Memo dedi: "Kardeş değil misiniz?
..Neden ki birden düşman kesildiniz?"

Dilber dedi: "Ablam hain biridir
..Oturduğu fikler daim diridir

..Lakin kendi bulmaz asla onları
..Çalar benim bulduğum barrakları

..Ona büyü yapmış olmasa idim
..Şu an tek bir barrağa hasret idim

..Oysa şimdi binlerce tutsağım var
..Hepsinin fikleri dağ boyu kadar

..Sen de artık benim bir tutsağımsın
..Yarın sabah yenecek barrağımsın

..Hazır ol sabahki zevkli fikişe
..Akabindeki acılı iğdişe!

..Beni fiken başkasını fikemez!
..Barrağını başka köte dikemez!"

Dilber bunları deyip gözden yitti
Memo için bu kadar kelam yetti

Çevreye baktı görmeye çalıştı
Gözleri karanlığa tez alıştı

Ardında kalan kuyunun dibinde
Zayıf ışığın vurduğu zeminde

Gördü yerdeki kırmızı çiçeği
Hüzzamlıya fikilmiş gelinciği

Fiki çıkarıp kafesin aradan
Attırdı mesafeye aldırmadan

Çiçeğe tam bir isabet kaydetti
Duruköt'ü tekrardan mevcud etti

Duruköt geldi Memo'yu kurtardı
Diz çökerek ağlıyarak yalvardı:

"Ne olur sakın inanma sen ona
..Aldanma o cadının yalanına

..Evet seni yem olarak kullandım
..Ama işte geldim seni kurtardım

..Kendim için yapmıyorum bunları
..Kardeşim İriköt onun tutsağı

..Diriköt ziyadesiyle hasettir
..Barrağa da evvel ezel hasrettir

..Tüm barraklar kendine kalsın diye
..Küçüklüten beri zulmetti bize

..Bana büyü yaptı ona yetmedi
..İriköt'ü bu mahzene hapsetti

..Bu derdin dermanı İriköt'tedir
..Onu bir kerre olsun fikmektedir

..Çünkü henüz barrak yüzü görmedi
..Bir kerrecik bile barrak yemedi

..Diriköt gücünü buradan alır
..İriköt fikilirse güçsüz kalır

..İriköt'ün damına bir kez soksan
..Ne güzel olur bizi mesut kılsan

..Artık benim gidip saklanmam gerek
..Cadıya yakalanmak neme gerek"

Duruköt böylece konuşup gitti
Memo'yu kafesten dışarı itti

Her yer kafes kafes tutsak doluydu
Hepsinin barrakları dağ boyuydu

Bütün kafeslerin en ilersinde
Durdu İriköt'ün tam önünde

İri kötünden kelepçelenmişti
Zincirle yere sabitlenmişti

Mahzun mahzun duvara bakıyordu
Gözlerinden gözyaşı akıyordu

Memo dedi: "Hey zavallı İriköt,
..Ablaların Diriköt ve Duruköt

..Belli ki senin için kavgalılar
..Fik yönünden birazcık kaygılılar

..Ben sizleri kurtarmak için geldim
..Damcığına fik sokmak için geldim

..Arala fik girmemiş şu damını
..Sokayım akça pakça barrağımı

..He kadar büyü var ise bozulsun
..Şu barrağım bir kez tam huzur bulsun"

İriköt dedi ki: "Dinle bir hele
..Ben gibi düşmüşsün zalim eline

..Ablalarım bilmem sana ne dedi
..Lakin her ikisi de hakkımı yedi

..İkisi de birbirinden kıskançtır
..Fiki ortaya sürmemek kazançtır

..Onlar fik için hep kavga ettiler
..Küçük yaşta canıma tak ettiler

..Nefret ettim damdan kötten barraktan
..El etek çektim dama fik sokmaktan

..Lakin onlar bunu hiç anlamadı
..Fikişmemem onları bağlamadı

..Beni kendisine rakip görerek
..Çevremde bin çeşit oyun örerek

..Beni buraya Duruköt hapsetti
..Barrağa tam doymaya niyet etti

..Diriköt'cük beni kurtarmak için
..Duruköt'e büyü yaptı, ve lakin

..O da beni hiç serbest bırakmadı
..Domalmadığı barrak da kalmadı

..Eğer şu an bana fiki sokarsan
..Diriköt'ün büyüsünü bozarsan

..Duruköt'ü kurtarmış olacaksın
..Bana fayda dokundurmayacaksın

..Ola ki bana acır da fikmezsen
..Barrağını damcığıma dikmezsen

..Şu anki durum hiç değişmeyecek
..Senin payına da iğdiş düşecek

..Anlasana, fikfik büyük yalandır
..Dam uğruna düştüğün yer kapandır..."

Memo için yapacak çok şey yoktu
Asasını kızın damına soktu

Fik bilmeyen dilber bir anda şaştı
Otuzbir öğrendi kendini aştı

Kaptı bastonu Memo'nun elinden
Soktu çıkardı damından ve kötünden

O iştigal ederken sopa ile
Memo aldı akça fiki eline

İriköt'ün dam suları akarken
Atım atım attırdı Memo erken

Fikfik asla husule gelmeksizin
İriköt atmığa erdiği için

Eski büyü o anda zail oldu
Bambaşkaca bir büyü hasıl oldu

Ne yer altı kaldı ne de Dardübür
Yeryüzüne çıktı cemaat-cümbür



İriköt ve Diriköt ve Duruköt
Üç kızkardeş ve Memo ediyor dört

Ve binlerce barraklı tutsak adam
Ve bil cümle muzdaribân-ı hüzzam

Hepsi anladı ki fikiş yalandır
Otuzbir aslında gerçek olandır

Yıllar boyu hep otuzbir çektiler
Otuzbirin huzurunu seçtiler

Eskinin Hüzzamlılar'ın Adası
Oldu Otuzbirciler'in Adası

Memo mutlu mesut otuzbir çekti
Arada bir dam düşünüp iç çekti...
mart 2007 > lombak sayı 71

(*1) Hacı Arif Bey
(*2) Şevki Bey
(*3) Kazım İnaltekin

__________________
Üye Olmak Ücretsizdir.
Üye Olmak İçin Tıklayınız(Üye olmak ücretsizdir.)
trfed isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:45 AM .


Powered by: vBulletin Version 3.6.8 (Türkçe)
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0
Türkçeye: StemCell tarafından çevrilmiştir.
Toplistler hosting - - - -
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394