|
|
|
|
#1 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.428
Teşekkür: 111 554 Mesajında 1.196 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2070 / 2070 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() Uzun süre oldu kuruyali, bayat kokusu ortaya çikali. Çok sicak bir yaz günü veya berbat bir kiş günüydü belki. Sabah kalktigimda ellerimin oldugundan daha çok titremesinden anlamiştim bugün kan kokusu alacagimi. Sigarama uzandim her zamanki gibi. Bir nefes, bir nefes daha. Sigara bile sakinleştirememişti titreyen, intikam isteyen ellerimi. Daha güneş dogmamişti, belki o gün hiç dogmayacakti... Dogsa bile bakmayacakti sadece kurbanlarini gören uykulu gözlerim. Aynaya baktigimda soguk bir ten, kipkirmizi gözler ve titreyen eller görmek hiç şaşirtmamişti bu sefer. Sanki uzun zamandir bekledigim gün buydu, evet evet o gün bugündü. Ne giydigimi hatirlamiyorum o gün. Muhtemelen soguktan koruyan bir bere veya güneş gözlügü. Renklerin önemi yoktu.. kirmizinin, kanin rengi dişinda. Herzaman yaptigim gibi ayni otobüse binecektim. Fakat bu sefer onlar beni degil, ben onlari öldürecektim. Hayatimda hiç olmadigim kadar sogukkanli. Her sabah gördügüm o soluk, nefret dolu, igrenç yüzler. Hepsi oradaydi yine. Farkina bile varamayacaklardi otobüsün camlarina fişkiracak kanlarin rengini, tadini. Ansizin çekiliverecekti o igrenç, işe yaramaz ruhlari bedenlerinden. Bir süre en nefret ettigimi seçmek için düşündüm. Sanirim bulmuştum. Şu hergün, maaşini son kuruşuna kadar yatirdigi o igrenç, muhtemelen "mezbaha" markali parfümünü sikan, igrenç bacaklarini otobüsteki her gözün içine sokan kaltakti galiba. Önce kurbani tanimak gerekiyordu. onu can çekişirken mi izlemeliydim, yoksa tek bir çiglik ve kan mi olmaliydi. Bir durak, bir durak daha. Inmesine 2 durak kala, artik zamanin geldigine inanmiştim. Hala kararsizdim neyle öldürecegime ama ellerim o kadar şiddetli titriyordu ki bu karari çabuk vermem gerekiyordu. Bu biçagi alirken ne için kullanacagimi bilmiyordum bile.. Fakat sonunda bir işe yarayacakti. Artik emin adimlar atma vaktiydi. Her zaman nasil oluyorsa oturdugu ayni koltuga dogru ilerlemeye başladim. Etrafimdakiler gözümdeki nefreti ve kararliligi görmüş olmalilar ki onlara çarpmama hiçbirşey söyleyemediler. Nabzim daha da hizlanmiş, elimin titremesi çok daha normal gelmeye başlamişti. Bir metre daha ve ordaydim.. 2 veya 3 saniye sürmedi, büyüklügünü ancak o zaman anladigim biçagimi çikarip kaltagin gögsüne saplamam. Ummamiştim bu kadar kan fişkiracagini, ummamiştim parfümünün o an bu kadar güzel kokacagini. Bir daha ve bir daha sapladim.. Agzindan kan gelmesi daha da alevlendirmişti içimdeki vahşeti. Suratimdaki sicaklik, hep bekledigim huzurdu sanki. Yorulmuştum. Bir an olsun etrafa baktim.. Donup kalmişlardi. Herzaman o gür sesiyle yüksek sesle konuşan o.... çocugu. O da susuyordu. Bu korku ona yeterdi belki, belki yarinki otobüste anlatacagi birçok şey görmüştü. Peki ya ertesi gün? acaba onun kani da kirmizimiydi, en az bunun kadar igrenç miydi kokusu. Çok geçti artik ögrenmek için. Kapiya yaklaştigimda, şoförün ben söylemeden açtigi kapidan o otobüsün en sessiz yolcusu olarak indim herzamanki gibi. Son kalan sigarami içmek için en iyi zamandi...
__________________
![]() ![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
|
|||||||||
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|