|
|
|
|||||||
| Kayıt ol | Türkçe Filmler | Müzik Haberleri | Oyun Download | Arama | Bugünki Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | |||||||||
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 26
Mesajlar: 6.602
Teşekkür: 123 692 Mesajında 1.533 Teşekkür Aldı Seviye: 56 [ ![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 2089 / 2089 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2000
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Penguenler üzerine yaptığı İmparatorun Yolculuğu ile çok konuşulan Fransız yönetmen Luc Jacquet, yeni filmi Arkadaşım Tilki’de bizi doğanın derinliklerine götürüyor. Olağanüstü görsellik eşliğinde hayvan psikolojisinin de irdelendiği yapımda, “aşık olduğu” tilkiyle yaşamak isteyen bir çocuğun maceralarına ve yüzleşmek zorunda kaldığı gerçeklere tanıklık ediyoruz.
İsmail Türkmen Tilki denince iyi şeylerin öne çıktığı toplumlar var mıdır dünyada bilmiyorum ama Arkadaşım Tilki’yi (Le Renard et l’enfant) seyredince insanın kanı ısınıyor bu kurnazlık sembolüne. Dolayısıyla Fransız yönetmen Luc Jacquet’in burada başardığı birinci şey, kafamızdaki önyargıların sorgulanabilir olduğunu açıkça göstermek. Çok etkileyici bir kurguyla seyircinin kendisini tilkinin yerine koymasını sağlayan film, yeryüzünün sadece insanoğlunun kurallarıyla yaşamadığını en azından bir daha iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Ayrıca esasen biyoloji ve zooloji öğrenimi üzerinden fotoğraf ve sinemaya geçiş yapan Jacquet’in film tekniği açısından çok önemli bir övgüyü hak ettiğini söylemek gerekiyor. Bir belgesel ancak bu kadar dramatik bir macera diliyle aktarılabilir. Ya da tersinden söylersek bir dram-macera ancak bu denli belgesel havasında verilebilir. Arkadaşım Tilki’de bir yandan bir belgesel öğreticiliği ve disiplini içinde doğayı ve hayvanları gözlemliyor diğer yandan ise çok sevdiği tilkiyi evcilleştirmeye ve onunla aynı çatı altında yaşamaya çalışan 10 yaşlarında bir kızın başına gelenleri büyük bir merakla takip ediyorsunuz. Tabii bu arada gözlerinize bayram ettirecek baş döndürücü doğa görüntülerinin filme büyük bir ustalıkla serpiştirildiğini de belirtmeliyim. Anne babalarımızdan ya da büyük ebeveynimizden dinlediğimiz masalların büyülü diyarından kopma bir hikayenin anlatıldığı Arkadaşım Tilki’nin özellikle çocuklar için bulunmaz bir fırsat olduğu inancındayım. İmkan elde edip de bu tür faaliyetlerde bulunanların sayısının çok az olduğunu düşünürsek, kurbağalarla oynamanın, kirpilerin yürüyüşünü yakından izlemenin, insana yücelik duygusunu öğreten dağlarda gönlünce gezmenin, yamaçlarda bin bir rengin iç içe geçtiği çiçek tarlalarında yuvarlanmanın nasıl bir şey olduğuna en azından beyazperdede şahit olmak çocuklar için gönül çelici bir deneyim olacaktır. DOĞAYA VE ÖZGÜRLÜĞE ÖVGÜ İşin dram tarafına gelecek olursak, film burada belki de belgesel tarafından daha önemli “öğretici” unsurlar taşıyor. Küçük kahramanımız Lila (Bertille Noel-Bruneau’nun çok tatlı bir karakter çıkardığını teslim edelim), tilki Titus karşısında tam olarak bir “aşık” portresi çiziyor. Örneğin birlikte güzel güzel oynarlarken Titus başını alıp gitmeye kalktığında resmen yalvarıyor gitmemesi için. Elinden bir şey gelmiyor, “Gitmesen olmaz mı” diyebiliyor sadece. Sanırım böyle bir durumda özellikle ilk gençlik çağındaki bir aşığın maşukuna vereceği/verdiği tepkinin aynısı. Aşık doğal olarak maşukunun hep yanında olmasını istiyor. Ne var ki aşk ya da sevgi her şey demek değil. Hele de sürekli tetikte olması gerektiğini bilen “klostrofobik” bir tilki için. Ve tüm hayvanlar olarak belki de en az sevgi ve aşk kadar değerli bir özelliğimiz daha var: Özgürlüğümüz. Zaten Lila bunu epeyce uğraştan sonra olsa da gayet iyi kavrıyor. “Sonunda anladım ki Titus bana çok önemli bir ders vermişti: Sevgi, sahiplenmek değildir.” Lila Titus’u severken Titus onu sevmediği için mi alıp başını gidiyor? Hayır, belli bir tedirginliğin ardından kesinlikle o da Lila’yı seviyor ama sahiplenilmeyi kabul edemiyor ve ölümü de göze alarak özgürlüğüne yelken açıyor. Tam bir doğaya ve özgürlüğe övgü yorumu olarak seyrettiğim ve izlerken rahat bir nefes aldığımı hissettiğim Arkadaşım Tilki, sevgili bağımsızlığı karakter edinenlerin bayılacağı bir yapım. 4 Nisan’dan itibaren pek çok insanın bir tilki dostu olacak galiba.
__________________
![]() Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.!!
![]() |
|||||||||
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|