|
|
|
|
#1 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]()
__________________
♥♥
Çocuklara "Aşk nedir " diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri: "Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur." ♥♥ |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Fuяκaи 'e Teşekkür Ediyor... |
ωįیτ٥ห (08-19-2008)
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM Binmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum Susmaktan yoruldum Kuşlar ve şarkılar, Bu şehri terk edeli beri Efkar demliyorum gözlerimde Yaşlarımı, Yanağıma varmadan öldürüyorum Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM Ne unutacak kadar nefret ettin Ne hatırlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile Pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanılgımdın Yandığımdın Yangındın Sensizliğe yenilmek Sana yenilmekten zor olsa da Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak Seni içimden terk ediyorum Şimdi İçimizde öldürülecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık Tamamlayamadık bizi Elinden tutmadın yalnızlığımın Saçlarımı da uzaklarına gömdün İçimin mavisi senin okyanusundandı Al! geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizliği terk ediyorum "Yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuhaf değil mi? İçimi acıtan da sendin Acımı dindirecek olan da. "Ya öldür beni" dedim Ya da git benden. İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim. Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yarini Şafaklara sattın ihanetini Külüme basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terk ediyorum.... |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Fuяκaи 'e Teşekkür Ediyor... |
ωįیτ٥ห (08-19-2008)
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
SESİNE UYKU KAÇMIŞ ADAM Bir adam vardı bu şehrin bir yerlerinde Sesine uyku kaçmış bir adam Ağlasa duyardınız Yağmur şırıltısı gibi yağardı düşler ormanına Yüzü silik bir adamdı Gözlerinde En çok da gözlerinde saklıydı hüznü Bu yüzden kısardı gözlerini Buz gibi sessizdi o Sesine uyku kaçmış bir adamdı Ne zaman düş kursa Çocukluğunun soğuk günleri gelirdi aklına Gençliğinin Deli fişek günlerine yazgılıydı yazgısı Vadesi dolmamış toprakların İnce tortularında saklıydı ruhunun gizemliliği Ve bir gün Bir şeylerin intikamını bıraktı ardında Bir türlü alamadığı Şapkalı günlerin umut kokan güvercinleriyle birlikte Gitti bu şehirden Sesine uyku kaçmış adam Gecelerdir onu düşünüyorum Uykularım kaçıyor.
__________________
♥♥
Çocuklara "Aşk nedir " diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri: "Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur." ♥♥ |
|||||||||
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
BU SONU ÖNCE BEN YAZDIM bu sonu önce ben yazdım kimselerin başını bile bilmediği o günlerde ayrılık sevgiyi hissettiğim ilk anda korkum oldu seni bulup bulup yitirdim düşlerimde sonra yeniden buldum yeniden yitirdim bende kalacağın bir yarın kurgulayamadım sevgiyi ve korkuyu birlikte yaşadım bu yüzden bir daha göremeyecekmişim gibi uzun ve derindi bakışlarım her yeni buluşma ilki kadar heyecanlıydı ve sensizlik hep seninleydi... bu sonu önce ben yazdım kimselerin başını bile bilmediği o günlerde bilseydin ayrılığa yazgılanmış bir sevgiye açar mıydın yüreğini takvimden günleri birer ikişer çalmama aylara yıllara yerleşmeme izin verir miydin görüyor musun farkında olmadan ne çok şey paylaşmışız seninle bu sonu önce ben yazdım kimselerin başını bile bilmediği o günlerde hayallerin ardından serüvenlere sürüklendik seninle hiç görmediğimiz ülkelerde hayatlar kurar evler döşerdik kısa vadeler seçerdik hayatlarımızı yenilemeye o gün gelmezdi bir türlü vade dolmazdı birileri çıkar yolumuzu değiştirirdi yeni hayaller armağan ederdi bize çocuk olur kanardık sonuna kadar gidilecek yollar yerine böyle kopuk maceralara tutkunduk seviyorduk bir yaz gecesi dolunaydı bana bakmıştın. bende korkularımı yenmiştim bizden başka inanacak kimsem kalmamıştı yorgunduk kazanmak zorundaydık üstelik adımlarımıza güç verecek sağlam zeminlerden yoksunduk içimiz bir kararsa bir daha güneşi göremezdik birbirimize güvendik, bize aşılmayacak dağ taş kalmadı sandık en güzel günlerimizdi o günler bu sonu önce ben yazdım kimselerin başını bile bilmediği o günlerde sonra her şey değişiverdi umutlarımızı yitirdik kendi ayak izlerimizden yürüdükçe birbirimize dostluğun vermiş olduğu lezzeti üretmekten bıkkın kışkırtıcı huysuzluklardan medet umduk ayrı dünyaları özledik kendi peşimizden koştuk başkaları diye şimdi şarkılar söylediğimiz birbirimizin gözlerinde eriyip gittiğimiz puslu gecelerin kokusu burnumda tütüyor beni beni böyle bir gecede öldürmeliydin bir cennetten bir cennete geçmeliydim itirazım olmazdı sürgünleri bana vermemeliydin. Beni beni böyle bir gecede öldürmeliydin ayrılık çığlıkları kanımı dondururken gemilerimi yakacak çılgınlıklarımı gemleyip kendime ve sana en mutlu bölünmeleri vaat etmiştim benden armağan olacak bütün bensizlikleri reddettin ve ben hiç bilmediğim dokunuşlarınla yüreğimden izlerini kazıdım bu sonu önce ben yazdım |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Fuяκaи 'e Teşekkür Ediyor... |
ωįیτ٥ห (08-19-2008)
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Söyliyemediklerimi Sen Anla Bilinmezlere Gidip Gelirdim Bilinmedim İnandığım Her Şey Adına Yasak Sorular Sordum Kendime Bütün Denklemlerin Bir Bilinmeyeni Ben Oldum Sevgiyi Sordum Neden Bu Kadar Yalnizdik, Sen Söyle Bes Duyumu Yitirdim Kaç Zaman Anlayan Yoktu Yutkundum Arsenik Tadinda Yaşamam Sandım Kaçiyorum Bu Dünyadan Nedenini Hiç Sorma Bakislarim Benim Degil Artik Sesim Degisti Bu Kez Baska Gittim Kendimden Söylenemezseler Bilmeyecektim Ağlayınca uzun Ağlarım Kimseler Olmaz Bu Kez Baska Gittim Kendimden Söylemeseler Bilmeyecektim Ağlayınca Uzun Ağlarım Kimseler Olmaz Susmanın Konuşmaktan Zor Olduğu Anlardır Bu Anlar Mısın? Yaşam Ne Tuhaf Bilmecedir Sen Anlıyorsun, Biliyorsun Her Şeyi Biliyorsun Anlıyorsun Yanılmıyorum Anlayamayan Bendim Yaşamın Bir Düş Penceresi Olmadığını Çiçekleri Severken Dalları Kırmak Olmaz Sanırdım Aşkı Kendi Rengiyle Taşıyıp, İçimi Sancılar Bastığında Avuçlarımda Kederi Eritip Yürüdüm Sandım Kimselerin Bilmediği Yerlere Bütün Tanımları Değiştirip Öylesine Hesapsız, Hiç Beklenmedik Sevilir Sanırdım Gözümün Önünde Vurdular Beni Birden Bire Bensiz Kaldım Durduk Yere Düştü Ellerim Oysa Bedenimde Cehennem Benzeri Atesler Vardı Sana Her Şeyi Anlatmadım Şimdi Hangi Aynaya Baksam Kimliksizim Ben Büyük Kederleri Unutturacak Büyük Mutluluklar Bulmalı Derin ve Keskin Acılar Yaşamakta Olan İnsanlar İçin İmkansızdır Taşınması Zor Acıları yaşamış İnsanlar Bazen Büyük Bir Mutluluk İhtimali Kapılarını Çalsada O kapıyı Açacak Gücü Ve Cesareti Kendilerinde Bulamazlar Hatta Sessizce Durup Kapılarını Çalan Bu Beklenmedik Yolcu Gitsin Diye Beklerler Kederli İnsanları Yeniden Hayata Döndürüp Yüzlerini Gülümsetecek Tılsım Küçük Ani ve Kısa Sevinçlerde Gizlidir YAR... İnsan Belki Bir Kere Kendini Ve Kimliğini Öldürebilirdi Ama Bunu İkinci Kere Yapmak İmkansız Gelirdi Sen Bir Kez Sendeki Seni Öldürdün Ona Sadece Hayatından Küçük Dakikaları Ayırdın Ben Sendeki Senin Kapısını Çalan Beklenmedik Yolcuydum Sen Gitmemi Bekliyorsun Dokunmanın Korkunç Hazzını Keşfedip Dokunamamanın Korkunç Hazzını Duymak İçin Duymak Gibi Bişey Bu Sendeki Anlatma İsteğiyle Saklama Arzusunu Bir arada Görmek Oysa Biz Zamanın İzini Kaybetmiş Zamandan Kopmamış Olanların Asla Anlayamayacağı Bir Zamansızlıkta Karşılaşmamışmıydık Uğultulu Sesler Arasında Birbirimizin Sesini Duyup Dinlemeyi Öğrenmemişmiydik Hayat... Her Eksilttiğinin Yerine Bişey Veren Ya da Her Verdiğinin Karşılığında Bişey Eksilten Bi Oyun Değilmiydi Eksilttiklerimizin Karşılığında Bu Paylaşımı Bulmuşken Bize Sunulan Bu Paylaşım Karşılığında Eksilen Neydi Zamandan Kopmamış Olanların Yaşayacağı Korku Niye Senin Duyumsadığın Duyguları Duyumsamamdan mı Korkuyorsun Ben Bu Paylaşıma Bir Kimlik Aramıyorum Sevgili!!! Zamandan Kopmamış Olanların Ad Koyma Çabası İçinde Değilim Ben Zamansızlıkta Bulduğum Bu Sevginin Zamanın İçinde Kaybolmasına İzin Vermemek İçin Bütün Çabam YAR!!! Bu Çabayı Kimseler Anlamaz Bilirim Ama Sendeki Sen Anlar Senin Verdiğin Kimlikten Fazlasını Yaşamıyorum Bir Ses Duyumu Kelimelerce Kelimelerce Olsada Örselenmiş İlişkilerde Unuttuğumuz Fotokopiyle Çoğaltılmış Sevgilerin Yaşandığı Şu Anlarda Hep Özel Kalacak Bir Tat Yaşadığımız Kaçmaya Çalıştınmı Yakalandığında Kaçtığında Sahip Olduklarını Bile Kaybedersin Unutma!! Ben Belki Kaçmayı Beceremedim Ve Yakalandım Belki de... Vazgeçmekte Geç Kaldım Bilki Kazanma Şansım Hiç Yok Sevdiğim... |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Fuяκaи 'e Teşekkür Ediyor... |
ωįیτ٥ห (08-19-2008)
|
|
|
#6 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Hadi Git Yâr... Hadi git yâr! Daha fazla sen yüklenemiyor kalbim. Daha derin düşleri kaldıramıyor bedenim. Kalmadı lügatimde içimi yakmayan bir söz. Bendeki resmini sakladığım sandık; bir çift göz? Yâr! ekseni değişti artık dünyamın. Ne geceleri uykuya teslim ediyorum düşüncelerimi. Ne de sabahları gündoğumlarıyla yeni bir yelken açabiliyorum kurtuluşuma. Her benle başlayıp senle devam etmek zorunda olan gün, dikenli bir dal oluyor bana. Hadi gönlüm Defalarca düş uçurumlardan, kan-revan ol. Ve boşalt içini. Damarlarından ansızın geçen ve ?yar?ı anlamlı kılan ezinci katlet. Bitir bu sonsuz şiiri. Son bulsun ağıt tadındaki sevgi söylemleri. Yâr yüreğimdeki ?is?ini başka bir yere sevk et hadi. Ah yâr gün gün mısralar döktün içime. Yüreğimi sana dair söylenmiş mısralarımla yıkadın. Ben hep sana uzaktım. Yollarda kaybolsam sen önüme çıkan tuzaktın. Ben, her gece gözyaşlarımla yıkadığım masallarımı saçlarına yolladım. Saçlarından kulaklarına musalla taşı gibi bir soğuklukla inip, beni sana anlatır sandım. Yanıldım? Hicran yağmurlarından sıyrılıp ötelerde kendimi aradım, bulamadım? Hayatımın gençlik satırlarında adı geçen yâr. Sırtımı her döndüğümde bir can yitirdim bu bahar? İdama giderken hislerim, güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime. ?unuttum? diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime. Yoruldum yâr Bütün kapılarımı kapatmaya hazırlanıyorum gönlümün. Kimliğimi hediye edip bu şehre, her bir adımımda anıları sürükleyip ardımdan ve rotamı da ekleyip nabzıma gidiyorum? Mutlu günlerin gelmesini bekleyen çehremdeki çizgileri siliyorum. Ceplerimi dolduruyorum yedekteki acılarla. Her sabah yüzümü yıkadığım tavana asıyorum hayallerimi. Ansızın içime düştüğün günden beri ayakları burkuldu ömrümün. Ve ben her gün bir daha ölmek için uyanır oldum uykumdan. Paslandı gözlerim. Sen kendin için kal yâr ben senin için giderim. Bu defa sürgünlere giden yüreğime bedenimi de eklerim. Bağdat olurum yıkılırım kurşunlara. Filistin olurum kalırım duvarlar arasında. Ama yine de İstanbul?u saklarım alınyazımda. Nerde olursam olayım unutma yâr; yarın yeni bir gün ve her yeni günde olduğu gibi senli ölüme hazırlanıyor gönlüm
__________________
♥♥
Çocuklara "Aşk nedir " diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri: "Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur." ♥♥ |
|||||||||
|
|
|