|
|
|
|
#1 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ATİLLA İLHAN 34 FN 346 geceyarıları tenhadır buraları ne in ne cin kırmızı lambası sanki kan damlası demiryolu geçidinin dağılmış su dumanı şimşekli bir karanlığa yağmurun altında çınar çınarın altında o karaltı bırakılmış bir araba 34 FN 346 sağ arka lastiği yırtılmış camlarında kurşun delikleri içinde barut kokusu var hala çalışıyor silecekleri bir sola bir sağa bir sola bir sağa geceyarıları tenhadır buraları ne in ne cin kırmızı lambası sanki kan damlası demiryolu geçidinin şimşekler yaladıkça nikelajını tırnak uçlarında çıtır çıtır yoğun bir elektrik sokağa bu araba mutlaka çalınmıştır şüpheli ne zaman bulabilecekleri dışarda unutmuş bir ayağını bir genç direksiyona yıkılmıştır kanı sımsıcak damlıyor dirseklerinden koltuğa roman çoktan bitmiş yol bitmiş bitmiş kavga hala çalışıyor silecekleri bir sola bir sağa bir sola bir sağa bir sola bir sağa geceyarıları tenhadır buraları ne in ne cin kırmızı lambası sanki kan damlası demiryolu geçidinin
__________________
♥♥
Çocuklara "Aşk nedir " diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri: "Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur." ♥♥ |
|||||||||
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ADIM SONBAHAR nasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının ışık içinde yüzüyor neresinden baksan gözlerin kamaşır oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar
__________________
♥♥
Çocuklara "Aşk nedir " diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri: "Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur." ♥♥ |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Fuяκaи 'e Teşekkür Ediyor... |
ωįیτ٥ห (08-23-2008)
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ADIMLA NASIL BERABERSEM hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan koşar gibi yürüyüşün karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın karanlık boşluklarında akıp giderken zaman adımla nasıl berabersem öylece beraberiz seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz ve sonra her zaman her ölümlüye aynı şartlar altında kısmet olmıyan gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın
__________________
♥♥
Çocuklara "Aşk nedir " diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri: "Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur." ♥♥ |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Fuяκaи 'e Teşekkür Ediyor... |
ωįیτ٥ห (08-23-2008)
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
AĞIR KAN KAYBI Biz yalnızlıktan doğduk o dağdağalı sudan Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk Köy köy bucak bucak memleket memleket Yani afyon adilcevaz akçadağ turgutlu Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku Buzlu mehtap alçakca kesmişti yolumuzu Bütün kapılardan açıkca kovulmuştuk Silahımız avcumuza yapışmıştı soğuktan Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku Kestiremedik ne yaptığımızı kim olduğumuzu Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk Köy köy bucak bucak memleket memleket Yani afyon adilcevaz akçadağ turgutlu Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku Ne kadar korkmuştuk elimizden tutmadılar Doğrudur kendi içimizde daraldığımız Kim neyi savundu bilinmez nereye kadar Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet Başka bir yalnızlıkta boğulduk / havasızlıktan Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk Köy köy bucak bucak memleket memleket Ne solculuğumuz solculuktu ne sağcılığımız Karanlık bir kapı ölüp üstümüze kapandılar Kimse bizi sevmedi / ağır kan kaybıyız
__________________
♥♥
Çocuklara "Aşk nedir " diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri: "Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur." ♥♥ |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Fuяκaи 'e Teşekkür Ediyor... |
ωįیτ٥ห (08-23-2008)
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
AĞUSTOS ÇIKMAZI Beni koyup koyup gitme, n'olursun Durduğun yerde dur Kendini martılarla bir tutma Senin kanatların yok Düşersin yorulursun Beni koyup koyup gitme, n'olursun Bir deniz kıyısında otur Gemiler sensiz gitsin bırak Herkes gibi yaşasana sen İşine gücüne baksana Evlenirsin, çocuğun olur Beni koyup koyup gitme, n'olursun
__________________
♥♥
Çocuklara "Aşk nedir " diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri: "Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur." ♥♥ |
|||||||||
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
AH yüzünün yarısı göz kadife yansımalı bulutlu siyah ah bulutları eflatun o boy aynasından çıktı fransızın malı vişne asidi vardı tadında rujunun ah sinema yıldızı filan olmalı ağızlığı kristal son derece uzun bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor ah çocuk yüzünde gül goncası ağız saçlarından incecik su tozu dökülüyor sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız karartma başlamış ışıklar örtülüyor ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu kırkmaları morsalkım göz kapakları saydam çok vapurun battığı bir liman orospusu bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam ay ışığında deniz akordeon solosu pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam görkemli çadırında italyan lunaparkın sanki zeytin düşürür yerlere gözlerini ah tahtına kurulmuş bol sakallı bir kadın sutyenler tutmuyor çılgın göğüslerini kaşları ip incesi kumral kirpikleri kalın kim görse şaşırır sakalının süslerini tavana asılmış sosyalist saçlarından ah sabah sabah omuzları kan içinde işkence sonrası genç bir kadın militan yığınlar uğulduyor hummalı gençliğinde adı bile çıkmamış dudaklarından doğru yaşadığının sımsıkı bilincinde ...
__________________
♥♥
Çocuklara "Aşk nedir " diye sormuşlar. Şöyle demiş afacanlardan biri: "Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur." ♥♥ |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Fuяκaи 'e Teşekkür Ediyor... |
ωįیτ٥ห (08-23-2008)
|
|
|
#7 (permalink) | |||||||||
|
Yönetici
![]() Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.337
Teşekkür: 65 145 Mesajında 168 Teşekkür Aldı Seviye: 31 [ ]Aktiflik: 1145 / 1145 Tecrübe Puanı: 500
Rep Puanı : 2388
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
AN GELİR an gelir paldır küldür yıkılır bulutlar gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet o eski heyecan ölür an gelir biter muhabbet çalgılar susar heves kalmaz şatârâbân ölür şarabın gazabından kork çünkü fena kırmızıdır kan tutar / tutan ölür sokaklar kuşatılmış karakollar taranır yağmurda bir militan ölür an gelir ömrünün hırsızıdır her ölen pişman ölür hep yanlış anlaşılmıştır hayalleri yasaklanmış an gelir şimşek yalar masmavi dehşetiyle siyaset meydanını direkler çatırdar yalnızlıktan sehpada pir sultan ölür son umut kırılmıştır kaf dağı'nın ardındaki ne selam artık ne sabah kimseler bilmez nerdeler namlı masal sevdalıları evvel zaman içinde kalbur saman ölür kubbelerde uğuldar bâkî çeşmelerden akar sinan an gelir -lâ ilâhe illallah- kanunî süleyman ölür görünmez bir mezarlıktır zaman şairler dolaşır saf saf tenhalarında şiir söyleyerek kim duysa / korkudan ölür -tahrip gücü yüksek- saatlı bir bombadır patlar an gelir attilâ ilhan ölür |
|||||||||
|
|
|
| Bu Konu İçin Üyeler Fuяκaи 'e Teşekkür Ediyor... |
ωįیτ٥ห (08-23-2008)
|